Haberler

Güncel Haberler

11 Ekim'de düzenlenen CAP Istanbul postlog-bogaz yarışı İstinye-Beykoz-Dolmabahçe-İstinye parkurunda koşuldu. Dümende ben, anayelken ve taktik Haluk Babacan, trim Kerem Özkan ve Vedat Tezman Ergo-İsviçre ekibi olarak starttan geride çıkıp tek tek Financo hariç herkesi geçerek 2.liği elde ettik.

Etkinlik Habercisi

    Bugün bir etkinlik bulunmamakta

Anketler

Orsada cenova torunun önde olmasını ne zaman istemezsin?

View Results

Loading ... Loading ...

Haber Grubu

Loading... Loading...

'2.Köşe yazıları' Katagorisi için arşiv

Değişken şartlarda tutumun önemi

Salı, Kasım 4th, 2008

Uzun yıllardan beri yelken sporunun içerisinde, hem de en derinlerinde yer alan bir sporcu olarak rüzgarın koşullarına bağlı şekilde performans göstermenin zorluklarını defalarca yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Etkilerini hissetmeye başladığımız krizin derinleşmesiyle birlikte de rüzgar-pazar ilişkisi bazı kavramların aklımda iyice netleşmesine yol açtı.
Gelin benzerlikleri birlikte değerlendirelim:
Öncelikle yelken yarışı rekabetin en üst seviyelerde yaşandığı bir [...]

Egoların bittiği yerde

Pazartesi, Ağustos 18th, 2008

Bu, üç yüksek egolu kişinin ortak bir hedef doğrultusunda nasıl bir araya geldiğinin ve sonuca odaklı yüksek performans gösterebildiğinin gerçek öyküsüdür.
Bir Monaco’lu (Christian Boillot), bir Fransız (Lionel Pean) ve bir Türk (ben), üç kişilik ekiplerle yarışılan bir tekne olan Dragon sınıfının Avrupa Şampiyonası’nda Monaco adına mücadele etmek üzere Oslo’da bir araya geldi. Bu üçlünün, ilk [...]

Kazanmak ve kazandırmak

Cuma, Haziran 20th, 2008

İş dünyasındaki hedeflerimiz bizlere sürekli çözmemiz gereken çatışma senaryoları ile karar opsiyonları oluşturmakta; ister rakip şirketlerde olalım isterse aynı kurumda …
Eğer kendi hedeflerimiz ile karşı tarafın hedefleri birebir tutmuyorsa – ki çoğu zaman tutmuyor – ortaya kazan/kazan, kazan/kaybet ve kaybet/kaybet senaryolarından biri çıkıyor. Kazanmaya gayret ederken kaybetme durumuyla karşılaşmak ise malesef en sık karşılaşılan durumlardan [...]

Amaç için heyecan duymak

Cumartesi, Mayıs 17th, 2008

Geçen ayki yazımda “amaç” konusuna değinmiş ve amacın tüm çalışanlar tarafından net bir şekilde bilinmesinin önemine işaret etmiştim. Yazıyı okuyan bir arkadaşımın sorusu, “Tamam, şirketin amaçlarını anladık! Ama bunları benimsemek, olabilirliğine inanmak, olması yönünde fikir üretmek için -özellikle zorlu olanlarda- mutlu bir iş psikolojisine sahip olmak lazım değil mi? Burada profesyonel hedefler, kişinin kendi kariyer [...]

Amacı bulmak ve göstermek üzerine

Perşembe, Nisan 17th, 2008

Değişimin engelleri üzerine yapılan araştırmaların birinde “değişimin amaç ve gerekliliğini anlamamak” birinci sırada gözüküyor. İlk başta “bu kadar bariz bir durumu nasıl olur da çalışanlar anlayamaz” diye kızgın bir tepki vermek çok normal gözükmekle birlikte, yöneticinin kendisine ve kurumunun duruşuna bakmak için bir adım geriye çekilmesi kaosu uzaktan izlemek kadar net bir görüş kazandırabilecektir.
Burada iki [...]

Büyük resmi görebilmek

Pazartesi, Mart 17th, 2008

Hızlanıyoruz! Karar verme süreçlerinde, yeni ürünleri pazara sunmakta, değişimlere adapte olmakta, iletişimde, bilgiye ulaşmada, yaşam temposunda…
Mücadele ediyoruz! Küresel rekabetle, artan müşteri beklentileriyle, çalışanlarımızın iletişim sorunlarıyla, stresle, sürekli yenilenen hedeflerle, krizlerle…
Düşünüyoruz! Önceliğin ne olacağını, nasıl yapılacağını, kimin yapacağını, ne zaman olması gerektiğini, neden olması gerektiğini…
Günümüz yöneticileri çok bilinmeyenli zor bir matematiksel denklemin içinde gibi. Dört bir [...]

İyi bir ekip oluşturmanın ilk adımları

Cuma, Şubat 15th, 2008

Eğer ekip üyelerinin her biri, kendi önceliklerini ve kişisel egolarını ekibin çıkarları uğruna bir kenara bırakmayı başarabilselerdi, uzun vadede kendilerinin de kazançlı çıkacağı bir oluşuma adım atmış olurlardı. Ancak çoğu zaman kişilerin önce kendilerini sonra ekibi düşünüyor olması, sistemin bozulmasına ve ekip üyelerinin birbirlerine olan güveninin ortadan kalkmasına yol açıyor.
Sorumluluğunuz her ne olursa olsun, ekibin [...]

Deniz çağırıyor

Salı, Kasım 6th, 2007

Deniz çağırıyor
Denizler – son 5000 yıldır insan oğlunun sınırlarını aşmak, bilinmeyeni keşfetmek, varlığını sürdürmek, güç kazanmak, huzur bulmak gibi farklı nedenlerle üzerinde veya içerisinde kendisine bir gaye edindiği müthiş su kütlesi. İnsanoğlunun yaşamında denizin önemi büyük: avlanır, ticaret yapar, ulaşır, savaşır. M.Ö. 2900’lü yıllarda kürek ile yelkenin birleştirildiği gemileri yapan Mısır’lılar medeniyetlerini geliştirmek için bu araçlar yoluya [...]

Kendini tanımak ve Kendini yönetmek

Salı, Kasım 6th, 2007

Kendini tanımak ve Kendini yönetmekSofistçe yaklaşımla bilen kişi mi olmak yoksa Sokratvari şekilde bilgiyi arayan kişi mi? Sokrat demiş ki, ”kendini tanı”. Yöneticinin güçler denklemi içerisinde, bilgi arayışına yer vermenin zayıflık belirtisi olduğu yönündeki varsayımlar ciddi bir engel oluşturmakta – hem yönetici, hem ekip hem de kurum için! Çok biliyor olmak iyi de, önemli olan [...]

Farkındalık ile sorumluluk

Salı, Kasım 6th, 2007

Farkındalık ile sorumlulukYöneticiler olarak iş ortamında verimliliğin artmasını istermiyiz? Ya iletişimin güçlenmesini ve daha iyi iş ilişkilerinin kurulması? Müşterilere daha fazla ilgi gösterilmesini ya da başarılarımızın daha fazla takdir edilmesini beklermiyiz?Bir yönetsel yaklaşım var ki tüm bunlara kapı açabiliyor. Nasıl mı?Sağladığı iki önemli faydadan biri farkındalığın artırılması ve diğeri sorumululuk sahibi olmanın açtığı yolda ilerleyerek. [...]